Türküm demek vatanını sevmek imanın gereğidir.
KİMSE “Türk bir ırkın adı değildir” diyemez. Çünkü ırk Allah’ın ayetidir. Allah’ın ayetini de inkâr eden dinsiz ve imansızdır.
İslam’a göre bir millet, Allah tarafından kendisine verilen dil, örf, adet, kültür gibi özelliklere sahip çıkmayarak bunları bozması ve başka milletlere benzemeye çalışması Allah’a ve Allah’ın ayetlerine isyan etmek demektir.
(Allah’ın emirlerini) onlara iyice açıklasın diye her peygamberi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik. Artık Allah dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Çünkü O, güç ve hikmet sahibidir. /İBRAHİM Suresi 4.
Göklerin ve yerin yaratılmasıyla dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O’nun ayetlerindendir. Bunda, ilim sahipleri için elbette ibretler vardır. /RUM Suresi 22.
Ey inananlar! Bir kavim başka bir kavimle alay etmesin! Olabilir ki, alay ettikleri topluluk kendilerinden hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Alay ettikleri, kendilerinden hayırlı olabilir. Öz benliklerinizi ayıplamayın/kendi nefislerinizde ayıplar aramayın; birbinize lakaplar yakıştırmayın. İmandan sonra sapıklıkla adlanmak ne kötü şeydir! Kim ki tövbe etmez, işte böyleleri zalimlerdir. /HUCURAT Suresi 11.
Andolsun ki, biz senden önce de elçileri kavimlerine gönderdik, onlar belgeler getirdiler; dinleyip suç işleyenlerden öç aldık, zira inananlara yardım etmek bize hak olmuştur. /RUM Suresi 47.
Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır. /HUCURAT Suresi 13.
Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir. /MAİDE Suresi 48.
Bir millet kendi durumlarını değiştirmedikçe Allâh onların durumlarını değiştirmez. Allâh da bir kavme kötülük istedi mi artık onu geri çevirecek yoktur. Zaten onların, O’ndan başka koruyucuları da yoktur. /RAD Suresi 11.
“Zamana yemin olsun ki! Elbette insanoğlu (milleti, kökeni ne olursa olsun) tarifsiz bir kayıptadır. Ancak Allah’a inananlar, erdemli ve sorumlu davrananlar (sahip oldukları, meziyetleri, maddi ve manevi değerleri iyilik yolunda ve sorumlu şekilde kullananlar), birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler bundan müstesnadır” /Asr 1-3
“…Bir topluluk, kendilerinde bulunan (güzel ahlâk)ı değiştirmedikçe Allah onlara verdiği bir nimeti/güzel bir durumu değiştirmez. Allah, şüphesiz hakkıyla işitendir, bilendir.” Enfal 8/ 53.
Allah diyor ki ben sizi kavim kavim yarattım.
Peygamberimiz Aleyhisselâm Efendimizin ilgili hadisleri ;
“Kişi ırkını sevmesinden dolayı ayıplanmaz. Vatan sevgisi imandandır. Size birlik halinde bulunmanızı tavsiye eder; ayrılıp dağılmaktan şiddetle kaçınmanızı isterim. Zira şeytan, yalnız başına yaşayan insana yakın olup, beraber bulunan iki kişiden uzaktır. Kim Cennet’in ta ortasında yaşamak isterse, toplu halde bulunmaya baksın. İman etmedikçe Cennete giremezsiniz. Birbirinizi Sevmedikçe de hakkıyla iman etmiş olamazsınız.’’
“Kişi kavmini sevmekle suçlandırılamaz. Kavminin efendisi, kavmine hizmet edendir. Vatan sevgisi imandandır”
“Sizin en hayırlınız kavminin zulüm ve haksızlıklarını destekleme gibi bir günah işlemeden kendi soyunu müdafaa eden kimsedir”. Hadis
Peygamber Efendimiz “”Bir millete benzemeye çalışan kimse, o milletten sayılır.” (Ebu Dâvud, Libas; 4)
İslamiyet dîni tebliğ etmek, iyiliği emretmek, kötülüklerden sakındırmak, yardımlaşmak gibi dini görevlere de önce yakınlarımızdan başlamayı emretmektedir. Bu amaçla Sevgili Peygamberimize Şuara suresi 114. ayette “Ve enzir aşiretekel agrabine Önce en yakın akrabalarını uyar!” emri verilmiş, zekat, fitre ve sadaka gibi mâli ibadetleri yerine getirirken de önce akrabalarımızdan ve komşularımızdan başlanması emredilmiştir. “Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder..,” (Nahl, 90) Kur’an-ı kerim’de ve hadisi şeriflerde akrabalarla yakın ilişki içerisinde olmak ve sılai rahimde bulunmak emir ve tavsiye edilmiştir.” Allah’tan korkun ve akrabalık bağlarını kesmekten sakının” (Nisâ 1) Peygamber Efendimiz: “Sıla-ı Rahim ömrü uzatır. “Akraba ile ilgi ve alakayı kesen kavim üzerine melaike inmez.” buyurmuştur. Kurtubi tefsirinde “Sıla-ı Rahim vacip olduğu ve akraba ile alakayı kesmenin haram olduğu hususunda Ümmetin icmaı bulunduğunu nakledilmiştir.
İslam her şartta yakınlarımıza yardımı emreder. Enes bin Malik (r.a.)’dan Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki:
“Zalim de olsa mazlum da olsa kardeşine yardım et.” dendi ki:
“Ey Allah’ın Rasulu, şu mazluma zaten yardım ediyoruz. Peki, zalim olunca nasıl yardım ederiz?” Buyurdu ki:
“Tutar ve zulümden alıkorsun. İşte bu da senin ona yardımın olur.”(Müslim İlim: 47, 16. Hadis) “Sizin en hayırlınız, günaha girmemek şartıyla milletinin, aşiretini müdafaa edeninizdir.” (Ebu Davud, Edep; 113)
İnsanların dillerinin, renklerinin, ırklarının ayrı ayrı olması da Allah’ın varlığını, gücünü, kudretini gösteren ayetlerinden-delillerindendir. Bu duruma Şura suresi 8, Casiye suresi 4 ve Rum suresi 22. Maide suresi 48. ayetlerde dikkat çekilir ve düşünen insanların bunlardan ibret çıkarmaları istenir İşte bu farklı özellikler, renklerin, dillerin ayrılığı insanlığa renk getiren, kültür ve medeniyetlere kendine has bir özellik ve nitelik kazandıran orijinal değerlerdir. Her çiçeğe farklı renk ve koku veren, aynı meyveyi çeşitli renk ve tatlarda yaratan ve “Kitab-ı Ekber” (En büyük kitap) denen kâinatı yaratarak ve kâinattaki yaratıklara ayetlerim diyen, bizi kainatı ve kainattaki Allah’ın varlığının ve birliğinin delilleri olan ayetleri okumak ve anlamakla yükümlü kılan ve buradan kendi varlığına, gücüne, kudretine ulaşmamızı isteyen hiç şüphesiz Yüce Allah’tır. Bu bakımdan biz diğer milletleri de sever ve sayar ve Cenab-ı Hakk’ın ayetleri olarak görür ve kabul ederiz. Milliyetçiliği de insani medeniyetin oluşmasında ve hayırda yarışmak için bir vesile olarak kabul ederiz.
Kardeşlik duyguları içerisinde bütün milletlerle iyi ilişkiler kurmak dini bir emir ve tavsiye olmaktan öte aynı zamanda bir sosyal gereklilik ve gerçekliktir.
“Sizin en hayırlınız, günaha girmemek şartıyla milletinin, aşiretini müdafaa edeninizdir.” (Ebu Davud, Edep; 113)
“Bir millete benzemeye çalışan kimse, o milletten sayılır.” (Ebu Dâvud, Libas; 4)
Bir milletin milli kültürünü ve istiklalini kaybetmesi Orta Kıyamet şeklinde anlatılır. Orta Kıyamet, Bir milletin, hürriyet ve istiklalini, bugünkü deyimiyle özgürlük ve bağımsızlığını kaybetmesi, dünya haritasından silinmesidir.
Bir millet sadece bağımsızlığını kaybetmekle tarih sahnesinden silinmez, aynı zamanda bir millet kendisine Allah tarafından verilen milli kimliğini, adını, dil ve kültürünü kaybederse de tarih sahnesinden silinmiş olur. Nitekim Kur’an’da Rad suresinde bu duruma şöyle dikkat çekilir:
“Bir kavm, özlerindeki (özlerini, güzel hal ve ahlâk ) ını değiştirip bozuncaya kadar Allah şüphesiz ki onun (halini) değişdirip bozmaz..” (Rad suresi 11)
İslam âlimleri kıyameti üçe ayırırlar: 1.Küçük Kıyamet (insanın ölümü) 2. Orta kıyamet (milletlerin ve devletlerin tarih sahnesinden silinmesi) 3. Büyük kıyamet. (Asıl kıyamet)
Orta kıyamet bir milletin milli kültüründen uzaklaşarak başka milletlere benzemesi, millet ve milliyetçilik şuurundan yoksun kalarak devletinin elden gitmesi sonucu tarih sahnesinde kaybolmasıdır. Bu gerçeğe Kur’a şöyle dikkat çeker:
“Her ümmetin bir eceli vardır” (A’raf 34) şeklinde söz edilmektedir
Maturidi’ye göre Bakara suresi 213. Ayette belirtildiği gibi insanlar tek bir ümmetti. Nebiler gönderilmeden evvel insanlar tek bir sınıftı. Ona göre “ümmet”, “sınıf” anlamındadır. Nebi gönderilmesi tek sınıflı yapının değişmesi anlamına gelmektedir. Maturidi, bütün peygamberlerin tek din üzerine gönderildiğini fakat şeriatların farklı olduğunu da ifade etmektedir. Buna göre nebilerin varlığı aslında farklı hayat tarzlarının, farklı örf ve adetlerin, adeta farklı kültürlerin bir tür onanması anlamına gelmektedir.
Related Posts
İrade-i Milliye’den Hakimiyet-i Milliye’ye
Bu makalenin başlığında yer alan İrade-İ Milliye’den , Hakimiyet-İ Milliye’ye geçiş olgusu ,Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş aşamasındaki büyük oluşumu ve... daha fazla oku
Çanakkale Zaferi’nin Bugünkü Önemi
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önde gelen tarihsel olaylarından birisi de ,Çanakkale Savaşı’dır.1915 ve 1916 yılları arasında yaşanmış olan bu savaş... daha fazla oku
Asya Tipi Üretim Tarzı
27 Mayıs dönemi sonrasında Türkiye soğuk savaş döneminin baskıları altında yoğun bir tartışmalar sürecine doğru sürüklenirken, Sovyetler Birliği sonrasında batı... daha fazla oku
Türkiye Topraklarının Hali
Organik gübreler; toprakların canlılığını, oksijen ve su tutmasını, içindeki mikroorganizmaları artırarak canlı tutmayı, karbon, azot, fosfor gibi bileşenlerini yeterli hale... daha fazla oku
Neden Türk İstiklal Hareketi
TÜRK İSTİKLAL HAREKETİ, Büyük Taarruzun yıldönümü olan 26 Ağustos 2024 tarihinde kuruluş hazırlıkları tamamlanarak ve kuruluş için başvuru dilekçeleri dosyalanarak, Türkiye Cumhuriyeti yasaları... daha fazla oku
Büyük Makedonya Kuruluyor
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu önderi Atatürk adına Uluslararası bilimsel kongre, Mustafa Kemal’in doğduğu ve büyüdüğü ülke olan Makedonya’nın başkenti Üsküp kentinde... daha fazla oku
Türkiye – Rusya İlişkilerinin Stratejik Önemi
15.yy dan itibaren 16 kez karşı karşıya gelip 50-60 yılı savaşlarla geçen Türkler ve Rusların 530 yıllık tarihinde, 20.yy.dan itibaren... daha fazla oku
Atatürk ve Kuva-i Milliye
2019 Türk Ulusu’nun Mustafa Kemal’in liderliğinde Kuvayı Milliye ruhuyla zafere ulaştırdığı İstiklal Savaşın başlangıcının yani 1919’un 100. yılıdır. Ülkemizin içinde... daha fazla oku
Küçük Satranç Tahtası: Doğu Akdeniz’de Neler Oluyor?
Satranç oynayanlar bilir. Satranç bir strateji ve akıl oyunudur. Satranç aslında ileriyi düşünmeye yardımcı olduğu gibi, ilk olana değil, diğer... daha fazla oku
Anadolu İçin Yeni Bir Kavimler Göçü Mü?
Uluslararası Göç Örgütü (IOM) 2020 raporu yayınlandı. Raporda göçün artık ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeylerde insan hakları, kalkınma ve jeopolitikle... daha fazla oku
Bir yanıt yazın